Çocuklarla hikâye sonrası sohbet: Sınava dönüştürmeden ne sorabiliriz?
Ailece hikâye ve keşif

Çocuklarla hikâye sonrası sohbet: Sınava dönüştürmeden ne sorabiliriz?

Hikâye sonrası sohbeti sınava çevirmeden sürdürün. Açık uçlu sorular, dinleme ve Mercan koleksiyonundan ailelere örnekler.

Hikâye bittiğinde peş peşe “Kim vardı, nereye gitti, sonra ne oldu?” soruları sormak yetişkine anlaşılmayı kontrol etme hissi verebilir. Çocuk içinse keyifli bir anlatı, doğru cevap vermesi gereken bir göreve dönüşebilir. Hikâye sonrası sohbetin amacı çocuğun düşüncesini duymak olduğunda, soru biçimi de değişir. Tek bir ayrıntıya merakla yaklaşmak, cevabı beklemek ve yetişkinin kendi yorumunu paylaşması daha karşılıklı bir konuşma alanı açabilir. Her okuma sonunda sohbet etmek de zorunlu değildir.

Önce çocuğun bıraktığı yerden başlayın

Çocuk okuma sırasında bir resme dönmüş veya bir karaktere gülmüşse, başlangıç için o katkıyı kullanabilirsiniz. “Bu bölüme yeniden baktın; neyi fark ettin?” diye sorabilirsiniz. Böyle bir davet, yetişkinin hazırladığı bütün soru listesini uygulamaktan farklıdır. Çocuğun ilgisi konuşmanın yönünü etkiler. Cevabı kısa kalırsa hemen ayrıntı istemek yerine bekleyin. Bir nesneyi göstermesi veya bir hareketi canlandırması da anlatıya katılma biçimi olabilir.

Ergül, Sarıca ve Akoğlu’nun Türkçe derlemesi, etkileşimli okumada çocuğa konuşma fırsatı sunmayı ve yetişkinin aktif dinleyici olmasını vurgular [1]. Aile sohbetinde bunun karşılığı, çocuğun sözünü tamamlamak için acele etmemektir. “Korktu” dediğinde “Karanlıkta bir ses duyması onu korkutmuş olabilir” diyerek düşünceyi genişletebilirsiniz. Ardından yeni bir sınav sorusu eklemeden onun katkısına yer bırakın.

Farklı soru türlerini ayırt edin

Bir olayı hatırlama sorusu, yorum sorusu ve hayal kurma daveti aynı amaca sahip değildir. “Kabuğun yanında ne gördü?” anlatıdaki bilgiye yönelir. “Neden yerinde bırakmış olabilir?” bir yorum ister. “Hikâye başka türlü sürseydi ne olurdu?” ise yeni olasılığa açılır. Çocuğun hayal ettiği cevabı metindeki bilgiyle karıştırmamak önemlidir. Farklı cevap türlerini kabul ederek hangi konuşmayı yaptığınızı açık tutabilirsiniz.

Soruların dili kısa olsun. “Karakterin davranışının diğerlerinin düşüncelerini nasıl etkilediğini açıklar mısın?” yerine “Diğer karakter bunu görünce ne düşünmüş olabilir?” denebilir. Çocuk soruyu anlamıyorsa daha çok tekrarlamak yerine bir sahneye dönün. “Buraya birlikte bakalım” diyerek görsel bir bağlam sağlayabilirsiniz. Dilin güçlüğüyle çocuğun düşünme becerisini birbirine karıştırmayın; bir soruya yanıt vermemesi tek başına anlamadığı sonucunu vermez.

Cevabı yönlendirmeden dinleyin

“Çok üzülmüş, değil mi?” sorusu yetişkinin cevabını çocuğa sunar. “Burada ne hissetmiş olabilir?” daha açık bir davettir. Çocuk farklı bir duygu söylediğinde, “Bunu düşündüren ne oldu?” diye sorabilirsiniz. Aynı sahneye farklı yorumlar getirilebilir; fakat anlatıda gerçekten bulunan bir ayrıntı hakkında birlikte kontrol yapmak da mümkündür. Açık uçluluk, hikâye bilgisinin bütünüyle önemsiz sayılması anlamına gelmez.

Çocuğun kişisel deneyimine geçmek için izin alan bir dil kullanın: “İstersen sana bunu hatırlatan bir şey anlatabilirsin.” Anlatmak istemezse karakter hakkında kalabilirsiniz. Fivush, Haden ve Reese geçmiş yaşantılara ilişkin aile konuşmalarını ele alır [2]. Bu çerçeveden yararlanırken, çocuğun hatırlamadığı bir olayı yönlendirici sorularla tamamlatmayın. Kendi anınızı “Ben şunu hatırlıyorum” diyerek ayrıca paylaşın; iki anlatının kaynağı belirgin olsun.

Hikâye ayrıntılarını konuşmaya açan sade kartlar
Hikâye ayrıntılarını konuşmaya açan sade kartlar

Üç kısa konuşma daveti deneyin

Bir aile buluşmasında bu seçeneklerden yalnız birini kullanabilirsiniz: “Aklında hangi ayrıntı kaldı?”, “Bir karaktere soru sorsaydın ne sorardın?” veya “Hikâyeye bir şey eklemek istesen ne olurdu?” Cevap gelmediğinde hemen başka soruya geçmeyin. Çocuk yalnız dinlemenin ardından sessiz kalmak isteyebilir. Konuşma fırsatı sunmak ile konuşmayı mecbur etmek ayrı şeylerdir. Süre veya cevap sayısı hedefi koymak gerekli değildir.

Dowdall ve arkadaşlarının meta-analizi, ortak kitap okuma müdahalelerini dil gelişimi açısından değerlendirir [3]. Buradaki örnek sorular ise o programların birebir uygulaması değildir; aile sohbeti için hazırlanmış uyarlamalardır. Metni kaynaklı yazmak, her öneriye ölçülmüş etki yüklemek anlamına gelmez. Çocuğun katılımını gözlemleyin ve konuşmanın keyifli bir ortaklık olarak kalmasına dikkat edin.

Mercan’ın hikâyesinde nasıl kullanılabilir?

“Mercan ve Aynı Günün Üç Hikâyesi” anlatısında aile üyeleri aynı gezinin farklı ayrıntılarını hatırlar. “Kimin hikâyesi doğru?” yerine “Her biri neyi fark etmiş?” diye konuşabilirsiniz. Çocuk isterse kendi ilgisini çeken ayrıntıyı söyler. Yetişkin de aynı sahnede başka bir şeyi sevdiğini anlatabilir. Farklı yorumlar arasında bir kazanan belirlemek gerekmez. Ortak anlatı, farklı bakışları birlikte duymak için bir başlangıç olur.

Story Globally koleksiyonlarındaki hikâyeleri ve etkinlikleri kullanırken bu sohbet kısa kalabilir. Bir boyamanın renk seçimi veya Hadi Bulalım sahnesindeki bir ayrıntı, daha sonra konuşmayı yeniden açabilir. Aynı gün bütün soruları ve etkinlikleri tamamlamayın. Çocuğun sözüne verilen gerçek karşılık, hazırlanmış bir listeyi bitirmekten daha anlamlı bir aile deneyimi sunabilir. Konuşmanın yönünü hem çocuk hem yetişkin birlikte belirleyebilir.

Kaynakça

  1. Ergül, C., Sarıca, A. D. ve Akoğlu, G. (2016). Etkileşimli Kitap Okuma: Dil ve Erken Okuryazarlık Becerilerinin Geliştirilmesinde Etkili Bir Yöntem. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 17(2), 193–206. Kaynağı inceleyin
  2. Fivush, R., Haden, C. A. ve Reese, E. (2006). Elaborating on elaborations: Role of maternal reminiscing style in cognitive and socioemotional development. Child Development, 77(6), 1568–1588. Kaynağı inceleyin
  3. Dowdall, N., Melendez-Torres, G. J., Murray, L., Gardner, F., Hartford, L. ve Cooper, P. J. (2020). Shared picture book reading interventions for child language development: A systematic review and meta-analysis. Child Development, 91(2), e383–e399. Kaynağı inceleyin

Bu konuyu bir hikâyeyle sürdürün

Okuduklarınızı çocuğunuzla bir hikâye, boyama ve küçük bir sohbetle pekiştirin.