Sayfa 1
Mercan akşam deniz gezisini anlatmaya başladı. “En güzel şey uçurtmaydı,” dedi. Kardeşi başını salladı. “Bence kumdaki kaledir.” Babası ise yanlarına konan martıyı hatırladı. Aynı gün üç farklı biçimde anlatılıyordu.
Sayfa 2
Mercan, “Ama uçurtma çok daha güzeldi,” diye üsteledi. Kardeşi çizimini sakladı. Annesi masaya boş kâğıtlar koydu. “Güzel bulduğumuz şeyler farklı olabilir. Herkes kendi anısını çizmeyi ister mi?” diye sordu.
Sayfa 3
Mercan uçurtmanın kıvrılan ipini çizdi. Kardeşi kalenin yüksek kapısını yaptı. Babası martının komik yürüyüşünü anlattı. Annesi piknik örtüsünün üzerinde bulduğu yaprağı çizdi. Kimsenin resmi diğerini düzeltmek için değildi.
Sayfa 4
Çizimlerini sırayla gösterdiler. Mercan martının yürüyüşünü görünce güldü; o ayrıntıyı fark etmemişti. Kardeşi uçurtmanın bir kez yere indiğini hatırlattı. Birlikte kaldırdıkları anı anlatınca ikisinin de yüzü aydınlandı.
Sayfa 5
Kâğıtları yan yana koyup ortak bir kıyı yaptılar. Uçurtma gökyüzündeydi, kale kumdaydı, martı örtünün yanındaydı. Mercan araya küçük yollar çizdi. Her anının ortak hikâyede kendi yeri vardı.
Sayfa 6
Yatmadan önce sayfaya baktılar. “Ben yalnız bir kısmını hatırlamışım,” dedi Mercan. Kardeşi, “Birlikte daha fazlasını anlatıyoruz,” diye cevap verdi. Yarın yeni bir gün olacaktı; farklı gözler yine farklı güzellikler bulacaktı.
Birlikte konuşalım
Aynı günün en sevdiğin ayrıntısı neydi? Başkaları ne hatırlıyor?

